Haberler
Ana Sayfa > Haberler > "Türk Tasarımı Patlayacak"




"Türk Tasarımı Patlayacak"
Tarih: 11 Ocak 2008

1993'ten beri bu alanda çalışan ödüllü tasarımcı Can Yalman ve öğrencilik yıllarında kazandığı ödüllerle ismini duyuran Tamer Nakışçı, dünya çapında ürünler yaratmak hedefiyle Kaleseramik’te birleşti. İkili 2008 başında piyasaya çıkacak yeni serileri için gün sayıyor.
Can Yalman, ABD'de eğitim aldı, 14 yıldır tasanmla uğraşıyor. 1994'ten 2002'ye kadar Arçelik, Beko ve infoTRON'da çalıştı. Tasarımlarında yenilikçiliğe ve pratik çözümlere önem veren Yalman, dünya çapında 150'ye yakın endüstriyel tasarımın sahibi. Kaleseramik için hazırladığı Reptile serisiyle uluslararası ödüller kazandı. Aynca tekne tasarımları, sofra takımları yapıyor. Tamer Nakışçı, Türk tasarımcılığının ümit veren isimlerinden biri. Daha Mimar Sinan Üniversitesi'nde öğrenciyken Eylül 2005'te Nokia Benelux Uluslararası Tasarım Ödülleri Yarışması'nda birincilik kazandı, Fiat için tasarladığı otomobili beğenilince Milano’da bir sene eğitim gördü. Genç tasarımcı “Artık ayakların yere basması gerekiyor” diyor. Bu iki isim Kaleseramik’te el ele verdi, uluslararası arenada ses getirecek ürünler yaratmak için kolları sıvadı. Yalman ve Nakışçı'yla Türk tasarımcılığını, Kaleseramik için yaptıkları ürünleri konuştuk.
Kale grubuyla ne zamandır çalışıyorsunuz?
Can Yalman: Üç sene oldu. RocaKale'yle başladık önce. Zen ve Flow ismiyle lavabo serileri çıktı RocaKale'den. Kaleseramik'e Reptile ve Oryantile serisi yaptık. Reptile geçen sene çıktı. Amerika'nın en köklü ve geniş çaplı tasarım yarışmalarından biri olan Annual Design Review Yarışması'nın mobilya - dekorasyon kategorisinde ödül kazandı. Ayrıca ETMK Tasarımla Kazananlar Ödülü ve Elle Decor Uluslararası Edida ödüllerini aldı. Reptile'ı hazırlarken, yılanların ve timsahların pullarla kaplı derilerini düşündüm. Yılan ve timsah olmak üzere iki seriden oluşuyor. Ayrıca bizde binaları tekrarlayan geometrik desenlerle, seramik ve çakıllarla kaplama geleneği vardır. Onu da hatırlatmayı hedefledim. Snake (yılan) adlı tasarımda, elmas formundaki yılan derisi parçalarının ortasını yüksekçe şekillendirerek her bir pulu bir karo haline getirdim. Crocodile'de (timsah) ise her timsah pulu farklı ebatlarda tasarlanarak gerçek timsah derisini oluşturacak dokunun oluşturulmasına imkan verdi.
Tamer Nakışçı: İki seneden bu yana çalışmalarıma Türkiye'de devam ediyorum. Bir senedir Kaleseramik'le çalışıyoruz. 2008'in başlarında yeni bir ürünümüz piyasaya çıkacak. Şu an bilgi veremiyorum o konuda; fakat çok ses getirecegini şimdiden söyleyebilirim. Geçmiş yıllarda yaptığım çalışmaları, hayalleri artık gerçeğe dönüştürüp, insanların da bu hayallerden pay almasını sağlayacak ürünler geliyor.
Daha önce Radikal'e verdiğiniz bir röportajda "Önce uçmak lazım ki yere inebilesiniz" demişsiniz. Şimdi inmeye mi başladınız yani?
TN: Gerçek dünyaya dönüş denebilir. O süreç yaşanmalı, birikim kazanılmalı. Fakat artık ürün çıkarmanız gerekiyor ki tasarımın bir manası olsun. Onlar her zaman besleyicidir, insanı canlı tutuyor, gelecekte ne olabileceği hakkında kafa yoruyorsunuz. Kaleseramik, Can Yalman’la başlayan bir kabuk değiştirme sürecine girdi. Konuya uluslararası bir bakış açısıyla yaklaşan bir Türk firmasında çalışmak motive edici tabi.
Bunlar seramik üzerindeki ilk denemeleriniz mi? Seramikle çalışmayı diğer ürünlerle kıyaslayabilir misiniz?
CY: Ben tekne tasarımları, sofra takımları da yapıyorum. Aralarında çok fark var. Seramikte ürünün üretim aşamasında yaşayacağı bütün deformasyonu göz önünde bulundurmalısınız. Deneme yanılma var işin içinde. Seramik biraz sürpriz bir malzeme.
Kaleseramik yeni bir yapılanmaya gidiyor diyebilir miyiz?
CY: Tasarım dünyasına daha önce adım atmışlardı. Fakat kendi tasarım ekipleri vardı. Dışarıdan tasarımcılarla çok az çalışmışlardı. Artık daha farklı ürünleri piyasaya çıkarma adına bir yapılanmaya gidiyorlar. Yurtdışında aldığı ödüller, değişik yerlerden gelen taleplere baktığımız zaman insanların gönlünde Reptile serisi farklı bir yer kazandı. Kaleseramik tasarım ürünlerini piyasaya sunmuş oldu. İnsanlar farklı şeylere ihtiyaç duydukları için onlara cevap verebilir konuma geldi.
"Türkiye'de tasarım kaynıyor" demişsiniz. Hakikaten iyimser misiniz Tiirk tasarımı hakkında?
CY: Bana göre Türkiye tasarımda önde gelen ülkeler arasında yeni bir soluk olarak ortaya çıktı. Geçen sene Milano haftasına katılan 30 Türk tasarımcı herkese onlardan çok da farklı bir noktada olmadığımızı gösterdi. Genele baktığımızda çok kaliteli, kullanışlı, estetik ürünler ortaya çıkarabiliyoruz. İstanbul belli başlı tasanm merkezlerinden biri olmaya başladı.
Türkiye'nin aslında inanılmaz bir geçmişi var. Bu topraklar üzerinde yaşamış olan kültürler tasanmcılara inanılmaz ilham veriyor. Geçmişten bir şeyleri alıp onu farklı bir şekilde yorumlamak gerek. Dünyada da böyle bir ihtiyaç var. Dünya’daki tasarım merkezlerinde bir yavaşlama söz konusu. Kısır döngü içine girildi. İnsanlann hayatları renkli, herkes farklı bir şeyler peşinde koşuyor. Kendilerine özgü bir şeyler arıyorlar. Onun için de tasarımın sonsuz bir seçenek sunması gerekiyor. Tüm dünyadan buraya ilham almak için geliyorlar; İstanbul'u yorumluyorlar. Türk tasarımcılar ise burada yaşadıkları için çok şanslılar. Tüm bu malzemeyi alıp bir enerjiye dönüştürüp yeni ürünler yaratmamız gerekiyor. İşte ben o enerjiyi hissedebiliyorum. Onun çok yakın zaman içinde patlayacağını düşünüyorum.
TN: Şu an malzemeyi çok daha rahat kullanabiliyoruz. Sanayi, tasarımın öneminin farkına vardı ve tasarıma değer veren firmaların sayısı her gün artıyor. Yeni bir kuşak olarak çok güzel şeyler yapacağımızı görüyorum. Biz önceki kuşağa göre daha şanslıyız. Teknoloji müthiş ilerledi. Türkiye pazar olarak çok değerlendi. Hayat o kadar hızlı ilerliyor ki kafamızdaki gelecek aslında geldi.
CY: Tasarımcılar olarak unutmamamız gereken bir şey var: Bizim iki müşterimiz mevcut. Birincisi üretecek firma, ikincisi ürünü kullanacak olan insan. Sizin bu insanların hayatını kolaylaştıran, onlara değer katacak bir şeyler vermeniz gerekiyor. Tasarım sizin kişisel egonuzu tatmin edecek bir şey değil. Müşterinizi çok iyi tanımanız, bilmeniz ve ona istediklerini verebilmeniz lazım.
Genç bir tasarımcı olarak sizin örnek aldığınız Türk tasarımcılar kimler?
TN: Biri karşımda duruyor: Can Yalman. Türkiye'de mesleğinde öncü isimlerden biri. Uzun yıllardır bu meslekte sanayinin bilgilendirilmesi, bu yöne çekilmesi konusunda çok önemli çalışmalar yaptı.
Size kendiniz dışında birini sorsam?
CY: Kesinlikle Adnan Serbest'i çok beğenirim.