Söyleşi
Ana Sayfa > Söyleşi > 2008 > Konca Çalkıvık




"Tasarım Stratejimizi Farklı Kullanım Alanlarına Uygun Komple Çözümler Sunmak Üzere Hazırladık..."

Gökçe Aras: VitrA Karo’nun tasarım anlayışından kısaca bahsedebilir misiniz?
Konca Çalkıvık: VitrA olarak biz, markamızın gücünü banyo mekanının dışına taşıyarak, konut ve ticari kullanım alanlarının iç ve dış mekanlarında komple kaplama çözümleri sunuyoruz. Bunun için iki ürün kategorimiz var: Rezidans ve Arkitekt. Rezidans serisi, konut içi ve dışına yönelik ürünlerden oluşurken, Arkitekt serisi ticari mekanlar için komple çözümler sunan ürünlerden oluşuyor.
Tasarım stratejimizi farklı kullanım alanlarına uygun komple çözümler sunmak üzere hazırladık. Ürünlerimizi iki farklı kategoriye ayırdığımız için, her ikisi için de farklı stratejiler izliyoruz. Rezidans serimiz, tekstil, moda ve iç dekorasyondaki trendlerden etkilenirken, Arkitekt serisi, teknolojik gelişimleri ve fonksiyonelliği ön plana çıkarıyor. Rezidans serisinde estetik, trend ve fonksiyon bir arada bulunuyor.
VitrA olarak sektörde Rezidans serimizle farklılaşıyoruz. Trendleri sürekli takip ederek her yıl en son trendlere uygun koleksiyon hazırlıyoruz. Seramik dışında cam gibi bazı malzemelerden dekoratif unsur olarak faydalanıyoruz. Böylece hedef kitlemizin farklı ve değişken ihtiyaçlarına en yeni trendlere uygun çözümler sunuyoruz.
2007 yılında UNICERA Fuarı’nda sunduğumuz gibi trendleri dört ana başlık altında topladık. Bu ana başlıklar, doğal malzemelerin etkisi, canlı – renkli – enerjik etki, duvar kağıdı etkisi ve siyah - beyaz kontrastıydı. Ürünlerimizi bu 4 ana başlıkta sunduk ve pazarın en çok talep gören ürünleri arasına girdik. 2008 yılında da aynı şekilde devam edeceğiz.
Serilerimiz hazırlanırken kendi tasarım ekibimizin yanı sıra bazen uluslararası tasarımcılarla da çalışıyoruz. Ross Lovegrove buna bir örnektir. Onun dışında Defne Koz’la zaman zaman çalışmalarımız oluyor. Defne Koz’un tasarladığı “İznik Çinileri” ile Red Dot Tasarım Ödülü’nü almıştık. 2008 yılında uluslararası tasarımcılarla çalışmaya devam edeceğiz.
Arkitekt ürün gamının tasarımında, daha çok teknolojik gelişmeleri takip ediyoruz. Ticari mekanlarda kullanıcıya fayda sağlayan, yenilikçi yaklaşımı olan ürünler sunuyoruz. Aynı zamanda proje bazında özel çözümler üretebiliyoruz. Dolayısıyla Arkitekt serisinin tasarımında estetiğin yanı sıra teknoloji ve fonksiyon ön plana çıkıyor.
Tasarım stratejimizin ana unsurları, Türk seramik kültürü değerlerini, bugünün çağdaş yaşam standardlarına dönüştürmek, karonun ıslak hacimlerin dışında da bir kaplama malzemesi olabileceğini anlatmak, ürün tasarımındaki estetik ve fonksiyonel unsurları günümüzün trendleri ve teknolojik gelişmelerle birlikte kullanarak, müşterilerimizin markamıza daha fazla ilgi duymasını sağlamak. Hem konutların içinde ve dışında, hem de ticari mekanlara uygun çözümler sunmak hedeflerimizden biri. VitrA olarak global pazar yaklaşımına sahibiz ve uluslararası bir üreticiyiz. Türkiye’nin dışında İrlanda, Almanya ve Fransa’da tesislerimiz bulunuyor.
GA: Vitra’nın bütünsel tasarımlar yapan tasarımcılarının serilerinde “Karo” tasarımına önem verdiği görülüyor. (Örneğin Ross Lovegrove İstanbul serisi) Çalışma yaptığınız tasarımcılardan bütünsel tasarımları içinde ayrıca karo tasarımı da bekleniyor mu mutlaka?
KÇ: Ross Lovegrove’un İstanbul serisi için yarattığı karolar banyonun dışında da kullanılabilecek karolar. “Water droplets” dediğimiz su damlacıklarını çağrıştıran ürünlerimiz, örneğin bir binanın girişinde pano olarak kullanılabilir. Ürünlerimiz, banyo mekanının dışındaki kullanım alanlarında da büyük ilgi görüyor.
GA: VitrA tasarımlarındaki serilere baktığımızda (örneğin Defne Koz’un İznik Çinileri, Ottoman Serisi) Osmanlı Kültürü’nün izlerini görüyoruz. Bunda sizin bir talebiniz midir?
KÇ: Biz tasarımcılara kendi beklentilerimizi belirten detaylı bir bilgilendirme yapıyoruz, tasarımcılar da bu bilgiler doğrultusunda çalışarak yeni bir koleksiyon hazırlıyorlar. Eğer o yıl, tasarım anlayışımızda otantik çizgiler istiyorsak, tarz olarak beklentimizin bu yönde olduğunu belirtiyoruz. Defne Koz’dan İznik Çinileri’ni modern bir tarzda yorumlamasını istemiştik. Osmanlı Serisi’ni daha önce kendi tasarımcılarımızla birlikte hazırlamıştık. 2008 için farklı tarzlara yönelebiliriz. Amacımız tekstil, moda ve dekorasyondaki trendlere uygun bir koleksiyon hazırlamak.
GA: Mimarlar, müşteriler ya da son kullanıcılar bir ürünü tercih ederken öncelikli olarak hangi özelliğine dikkat ediyorlar? Malzeme, fonksiyonellik, estetik ya da dediğiniz gibi teknolojik özelliklerden hangileri daha ön plana çıkıyor?
KÇ: Rezidans serimizde ön planda estetik bulunuyor. Buna ek olarak, dekoratif uygunluğa dikkat ediyoruz. Çünkü evin iç dekorasyonunun tarzı, yer ve duvar kaplamalarına da yansıyor. Ürünlerimizin, moda ve trendlere uygun olması bekleniyor. Moda olmayan bir ürün tercih edilmiyor. Aynı zamanda fonksiyon da önemli. Örneğin evde küçük çocuk varsa, ürünlerimizin kaymazlık özelliğinin önemi artırıyor. Müşterilerimiz, ürünlerimizin fonksiyonel özelliklerini kendi ihtiyaçlarına göre değerlendirerek karar veriyorlar.
Arkitekt ürün gamında estetik ve fonksiyon kadar teknoloji de önemli. Teknolojik gelişmeleri ürünlerimize yansıtırak dayanıklılığı artırıyoruz. Tasarımlarda yenilikçi yaklaşımları benimsiyoruz. Fosforlu renklerdeki karolarımızı ya da kalın ve altıgen şekildeki karolarımızı bunlara örnek verebiliriz.
GA: Karolar üzerlerinde desen de barındırması ile ıslak mekanlarda “tasarım” kelimesinin ilk kullanıldığı elemanlardan. VitrA’nın karo tasarımlarında geçmişten geleceğe geçişindeki kırılma noktası sizce nedir? Geçmişte seri üretimler daha ön plandayken şimdi özel üretimleri de sıklıkla görüyoruz.
KÇ: Dünyadaki trendler çerçevesinde kişisel tercihler, sürekli değişiyor. Bizim ürünlerimiz de koleksiyon mantığında hazırlanıyor. Tekstilde moda, siyah-beyazdan yana olunca karolarımızda da kullanıyoruz ya da iç dekorasyonda bambu modaysa, yansımasını ürünlerimize katıyoruz. Geçmişte karolar daha desen ağırlıklıydı. Şimdi yine desenler var ama trendlere uygun olanlar kullanılıyor. Uzakdoğu çiçeklerini, duvar kağıdı etkisi gösteren büyük çiçek desenlerini karolarımızda kullanıyoruz
GA: Dünya pazarında gözlemlediğiniz en yeni trendler nelerdir?
KÇ: 2007 yılında her yerde doğal malzemelerin etkisi görülüyor. Ahşap desenler, deri ve kelebekler gibi doğayı çağrıştıran desenler var. Hepimiz şehir yaşamından kaçıp doğaya daha yakın olmak istiyoruz. Siyah beyaz karolar, canlı renkler ve çiçeklerin kullanımıyla uzakdoğu çiçekleri de 2007 trendlerinden. Önümüzdeki yılın trendlerini Nisan ayında katılacağımız UNICERA Fuarı’nda sergileyeceğiz.
GA: Çevresel faktörlerin VitrA’nın üretim, satış ve tasarım aşamasına ne gibi etkileri oluyor?
KÇ: Karo, doğaya en dost malzemelerden biri. Doğaya zarar vermeden üretim yapıyoruz ve zararlı bir atık maddemiz bulunmuyor. En önemli atığımız, su buharı. Üretimde kullandığımız suyu daha sonra arıtarak, tekrar üretimde ve bahçe sulamada kullanıyoruz. Karo atıklarını ise kırarak üretimde tekrar kullanabiliyoruz. Binamızın dış cephe kaplamalarında kullanılan porselen karo iklimlendirmeye katkı sağlayarak, kışın daha sıcak, yazın daha serin bir ortam sağlıyor. Kaplamada kullanılan konstrüksiyonun içerdiği cam yünü, ısı yalıtımına katkıda bulunuluyor. ISO14001 sertifikası almak için çalışmalarımız devam ediyor.
Yazlık evlerde karo kullanımı hijyen açısından çok değerli. Özellikle toplu kullanım alanlarında tercih edilen Antibakteriyel ya da clean ürünlerimiz daha az temizleme malzemesi kullanılmasını sağlıyor. Köşe dönüş parçaları gibi özel parçalar temizlik kolaylığı ve hijyen sağlıyor.
GA: Yurt içindeki ve yurt dışındaki fuarlara katılımınız ne boyutta oldu? Bu tür önemli fuardan beklentileriniz neler?
KÇ: VitrA Karo olarak Cersaie Fuarı’na izleyici olarak katılıyoruz. Yeni koleksiyonumuzu Şubat ayı başında İspanya’da CEVISAMA Fuarı’nda ilk kez sunduk. Artık uluslararası bir üreticiyiz. Bu fuarlardan beklentimiz, mevcut müşterilerimize yeni koleksiyonlarımızı hangi trendlere göre hazırladığımızı göstermek ve bunları sunmak olacaktır. Ayrıca müşteri ilişkilerimizi güçlendirmeye yoğunlaşıyoruz. VitrA’nın marka bilinirliğini, önemli fuarlarla uluslararası üretici olarak artırmak da tabi ki hedefimizdir. Almanya’da 2 yılda bir yapılan BAU Fuarı bizim için özellikle Orta Avrupa pazarı açısından çok önemli. 2007 yılında katılmıştık, 2009 yılında katılacağız. Rusya ve Amerika’daki sektörel fuarlara ve birkaç yerel fuara da katılıyoruz.
GA: Türkiye’de hangi fuarlara katılıyorsunuz?
KÇ: UNICERA ve İstanbul Yapı Fuarı’na katılıyoruz.