Söyleşi
Ana Sayfa > Söyleşi > 2008 > Hayri Bali




"Grohe'de Ürün Tasarımı ve Teknoloji Bir Arada Düşünülüyor."
Gökçe Aras: 70 yıllık bir geçmişe sahip olan “Grohe” markasının Türkiye’deki sürecinden kısaca bahsedebilir misiniz?
Hayri Bali: Ağırlıklı olarak, Türk firmaların ve yine yerli firmaların üstlendiği temsilciliklerin hizmet verdiği bir sektörde ve ortamda her türlü zorluğa rağmen, Türkiye’de yatırım yapan az sayıda uluslararası markadan biri olan Grohe, 1985 yılından beri Türkiye pazarında çalışmalarını sürdürüyor.
Ülke genelinde 67 bayisi olan Grohe, turizm bölgelerine de yatırım yapmak amacıyla Antalya'da da bölge ofisi açtı. Ankara’da ise İç Anadolu Bölge Müdürlüğü olan Grohe, bayi ağı kurarken de bazı konulara özellikle dikkat ediyor. Grohe’nin bu konuda ulaşmak istediği nokta, sadece kar amaçlı malzeme satan bayiler değil, malzemeyi tam anlamıyla bilen, teknik konuda bilgisi olan ve bu bilgiyi müşteriye aktarabilecek kapasitesi olan bayiler oluşturmaktır ki, bunu da başardığımızı söyleyebilirim.
Bugün artık Grohe ürünü alan bir tüketici, karşısında çok güçlü bir üreticinin olduğunu, Türkiye’de her türlü servis ve teknik hizmeti alabileceğini, her türlü yedek parçanın Grohe Türkiye stoklarında hazır bulunduğunu, her türlü garantinin verildiğini biliyor ve tercihini bu yönde kullanıyor.
Ev, otel, hastane, havalimanı, tatil köyü, iş ve alışveriş merkezlerinin aranan markası olan Grohe; İstanbul Hilton, Ritz Carlton, Mövenpick, Ceylan Intercontinental (İstanbul ve Antalya), Crown Plaza (İzmir), Sheraton (Çeşme), Holiday Inn, Four Seasons, Alman Hastanesi, Amerikan Hastanesi, Acıbadem (Kadıköy) Hastanesi, Askeri Yargıtay Binası, Katar Büyükelçiliği, Atatürk Havalimanı Dış Hatlar Terminali (İstanbul), Sabiha Gökçen (İstanbul), Esenboğa (Ankara), Dalaman (Muğla), Adnan Menderes (İzmir) Havalimanları, Metrocity Rezidans ve Alışveriş Merkezi, İş Bankası Genel Merkezi (İş Kuleleri), Tefken Tower, İMKB, Bayer Türk Yönetim Binası gibi çok sayıda önemli projenin de tercihi olmayı başarmıştır.
GA: Tasarıma en çok önem veren kuruluşlardan birisi olan “Grohe”nin tasarım ve teknoloji geliştirme anlamındaki önemli çalışmalarından ve yatırımlarından kısaca bahsedebilir misiniz?
HB: Grohe tasarım ekibi ürün tasarımında; süreklilik, kalite, fonksiyonellik, teknolojik yenilik, güvenilirlik, kullanım değeri, iletişim ve ihtiyaçlara cevap verilebilirlik gibi unsurları göz önünde bulunduruyor. Grohe tasarım ekibine göre, estetik ve fonksiyonellik; birbirinden ayrılamaz iki kavram. İhtiyaca cevap vermeyen tasarım, bugünün bilinçli tüketicisi için hiçbir anlam ifade etmiyor. Bunun benzeri olarak, tasarım kaygıları taşımayan ürünler de kendilerini yeterince ifade edememiş ve kullanıcısına ulaşamamış sayılıyor. Bu sebeple, ürünlerin istenen kitleye ulaşması için, Grohe tasarım ekibi tasarım yapmadan ve üretim projesi başlamadan önce, tüketici alışkanlıklarını mutlaka araştırıp, analiz ediyor. Grohe’de ürün tasarımı ve teknoloji bir arada düşünülüyor. Teknolojik olarak ihtiyaç duyulan herhangi bir özellik (mesela kartuş büyüklüğü) tasarım değeriyle özdeş olmalı. Özetle, trend olan bazı modeller teknolojik kaygılardan dolayı Grohe ürün gamında bulunmayabilir ya da Grohe kendi başına farklı bir modelin veya teknolojinin (termostatik batarya gibi) öncüsü olabilir.
Grohe tasarım ekibi, tasarım yaparken ürün bütünlüğüne de çok önem verir. Herhangi bir ürün aynı serinin devamı olarak, genel bir komposizyon içerisinde tasarlanır. Yani, aynı serinin gömme rezervuar kapağı, lavabo bataryası, gizli taharet valfi, ankastre duş sistemleri aynı ürün grubu içerisinde sunuluyor. Bu da, mekan içerisinde ürün bütünlüğünün sağlanması açısından Grohe’yi rakiplerinden ayıran önemli bir özellik. Özetle, Grohe ürün tasarımında fonksiyonel görselliğe değer verir.
GA: Özellikle Avrupa ülkelerinde büyük pazar payına sahip olan “Grohe”ye Türk tüketicinin ilgisi nasıl? Türkiye’deki pazar payınız nedir?
HB: Grohe açısından geçen her yıl bir önceki yıldan daha başarılı geçiyor. Bunun sebebi, Grohe’nin markaya, teknik altyapıya, bilgiye, reklama ve en önemlisi de bayi showroomlarına ve bayi eğitimlerine yatırım yapması olarak değerlendirilebilir. Ve bu yatırımlardan da olumlu geri dönüşler alıyoruz. Tabi bu durum tüm Grohe ekibini, bayileri ve merkezimizi motive ettikçe, farklı yatırımları da hayata geçirme imkanı yaratıyor.
Bizim müşterimiz ne istediğini çok iyi bildiği ve aldığı ürünü yıllarca sorunsuzca kullanmak istediği için Grohe satın alıyor. Bizim başarımız da esasen buradan geliyor. Bilinçli tüketiciler yaratmak çabası içindeyiz ve bunu da başarıyoruz.
Grohe, yatırım yaptığı her ülkeye olduğu gibi, Türkiye’ye de büyük önem veriyor. Bildiğiniz gibi bizim sektörümüzde, markalar genellikle temsilcilikler vasıtasıyla faaliyet gösterirler. Ancak Grohe, Türkiye’de yüzde yüz yabancı yatırım firması olarak varlığını devam ettiriyor. Bu yatırım bile başlı başına Grohe’nin ülkemize verdiği önemi gösteriyor. Özetle Grohe, Türkiye’de olmaktan, bu ülkeye yatırım yapmaktan mutlu ve Türkiye’nin gelecek günlerine de güvenle bakıyor.
GA: Küresel ısınma ile birlikte gündeme gelen tasarruf önlemleri tasarımlarınıza ne derecede yansıyor? Bu tür çevresel faktörler üretim planlarında uzun vadeli olarak yer alıyor mu?
HB: Sosyal sorumluluklarının bilincinde bir firma olan Grohe, “doğal kaynakların korunması” ve “doğal kaynaklara ve çevreye saygılı üretim” konusuna batarya üretimine başladığı ilk yıllarından bu yana çok önem vermiştir. Su ve enerji tasarrufu sağlanmasına katkıda bulunabilen en önemli ürünlerden biri olan Termostatik Batarya Sistemini 1963 yılında icat eden Grohe’nin, su tasarrufu sağlayan çok sayıda ürünü bulunuyor. Doğru ürün seçimi ve bilinçli tüketim için Grohe olarak kendi ürün yelpazemizdeki su tasarrufu sağlama kabiliyetine sahip ürünleri gruplandırdık ve bu ürünlerle nasıl ve ne oranda su tasarrufu sağlanabileceği konusunda çalışmalar hazırladık.
Grohe Türkiye Ekibi, ayrıca küresel ısınmanın tetiklediği ve bilinçsiz kullanımla gereğinden fazla tükettiğimiz “Su”dan, doğru tercih ve akıllı yatırımlarla nasıl tasarruf sağlanabileceğini, tüm yatırımcılara uygulamalı olarak sunmaya imkan tanıyan “Grohe Infocenter” projesini de hayata geçirdi.
Genel müdürlük binasında bulunan showroomu bu amaçla yeniden düzenleyip özellikle yatırımcılar için her projeye göre doğru çözümler sunulabilecek, suyun teknik olarak doğru kullanımını sulu standlarla uygulamalı olarak gösterebilecek olan çözüm merkezi niteliğindeki “Grohe Infocenter”ın açılışı, 3 Kasım 2007 günü gerçekleştirildi.
Özetlemek gerekirse, Grohe, doğal kaynakların doğru ve tasarruflu kullanımına, çevreye saygılı üretime, kurulduğu ilk yıllardan başlayarak, çok büyük onem veriyor.
GA: “Grohe” ürünleri daha çok hangi tip yapılarda (otel, konut, alış – veriş merkezi) tercih ediliyor?
HB: Hedef kitlemizi suya ihtiyaç duyulan ve suyun olduğu her yer olarak tanımlamanın doğru olacağı düşüncesindeyim. Oteller, tatil köyleri, iş, alışveriş merkezleri, havalimanları ve tabi ki konutlar. Aslında hedef kitlemiz, bilinçli tüketim yapan ve yapmak isteyen herkes diyebiliriz. Çok ucuz olduğu için ve bilinçsizce bir ürün satın aldığınızda daha çok para harcamış olursunuz. Biz Grohe olarak, su ve enerji tasarrufuna, uzun ömürlü üretime, kalite ve hizmete önem veren bir firmayız. O nedenle Grohe satın alan kişi veya yatırımcı satın alacağı ürünün su ve enerji tasarrufu sağlama kabiliyeti olduğunu, uzun yıllar hiçbir sorun yaşamadan kullanacağını ve bu satın alma işleminden de, hem maddi hem manevi karlı çıkacağının farkında. Kafanızı kaldırıp “bu çok güzel bir bina” dediğiniz her binada Grohe ürünlerinin tercih edilmiş olması da, bu gerçeği ortaya koyuyor.